Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik'te Değişiklik Yapıldı
Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik’te önemli değişiklikler yapıldı. Kimlik tespiti eşikleri artırıldı, elektronik ve kripto varlık transferlerine ilişkin parasal sınırlar yükseltildi, belirli dijital doğrulama yöntemlerinde imza örneği zorunluluğu esnetildi ve yükümlülük denetimi raporlaması sadeleştirildi. Yükümlülerin sistem, prosedür ve kontrol mekanizmalarını yeni düzenlemelere göre güncellemesi gerekmektedir.
09.10.2026

Giriş
7 Ekim 2026 tarihli ve 33393 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Değişiklik Yönetmeliği”) ile Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik’in (“Tedbirler Yönetmeliği”) kimlik tespiti eşikleri, finansal kuruluşların müşteri doğrulama süreçleri, elektronik ve kripto varlık transferleri ile yükümlülük denetimine ilişkin hükümlerinde değişiklik yapıldı. Değişiklikler, Tedbirler Yönetmeliği’nin 5, 16, 24, 24/A ve 38. maddelerini kapsıyor ve 7 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.
Kimlik Tespitine İlişkin Parasal Eşikler İki Katına Çıkarıldı
Tedbirler Yönetmeliği’nin 5. maddesinde düzenlenen işlem tutarına bağlı kimlik tespiti eşikleri artırıldı. Buna göre, işlem tutarı veya birbiriyle bağlantılı işlemlerin toplam 185.000 TL tutarındaki genel kimlik tespiti eşiği 370.000 TL’ye, elektronik transferler ile kripto varlık transferlerindeki 15.000 TL tutarındaki eşikler ise 30.000 TL’ye yükseltildi.
Bu değişiklik, işlem tutarına bağlı olarak kimlik tespitinin zorunlu olduğu hâllerde uygulanacak parasal sınırları güncelliyor. Bununla birlikte, sürekli iş ilişkisi kurulması, şüpheli işlem bildirimini gerektiren bir durumun bulunması veya daha önce elde edilen müşteri kimlik bilgilerinin yeterliliği ya da doğruluğu konusunda şüphe oluşması gibi tutardan bağımsız kimlik tespiti yükümlülükleri devam ediyor.
Ayrıca, birbiriyle bağlantılı işlemlerin toplam tutarının ilgili eşiğe ulaşması hâlinde kimlik tespiti yükümlülüğünün doğabileceği dikkate alınmalı. Bu nedenle işlemlerin yalnızca tekil tutarları üzerinden değil, bağlantılı işlemler bakımından bütüncül şekilde değerlendirilmesi önem taşıyor.
Elektronik Transfer ve Kripto Varlık Transferlerine İlişkin Eşikler Güncellendi
Tedbirler Yönetmeliği’nin elektronik transferlere ilişkin 24. maddesi ile kripto varlık transferlerine ilişkin 24/A maddesinde yer alan 15.000 TL tutarındaki eşikler 30.000 TL’ye çıkarıldı.
Böylece elektronik transferler ve kripto varlık transferlerinde işlem ve taraf bilgilerine ilişkin yükümlülüklerin uygulanmasında dikkate alınan parasal sınırlar da güncellenmiş oldu.
Bu değişiklik özellikle bankalar, ödeme ve elektronik para kuruluşları ile kripto varlık hizmet sağlayıcılarının operasyonel süreçleri açısından önem taşıyor. İlgili kuruluşların transfer işlemlerine ilişkin sistemsel kontrollerini, işlem izleme mekanizmalarını ve mevcut prosedürlerini yeni eşikler ışığında gözden geçirmesi ve gerekli güncellemeleri yapması uygun olacaktır.
Dijital Doğrulama Hâlinde İmza Örneği Alınmayabilecek
Değişiklik Yönetmeliği ile Tedbirler Yönetmeliği’nin 16. maddesinde de değişiklik yapıldı. Buna göre finansal kuruluşlar tarafından müşterinin;
- internet veya mobil hizmet kanalları üzerinden veya
- yükümlü nezdinde kayıtlı ve daha önce doğrulanmış cep telefonu numarasına kısa mesaj servisiyle gönderilen tek kullanımlık doğrulama kodu (SMS OTP) aracılığıyla
doğrulanması hâlinde imza örneğinin alınması zorunlu olmayabilecek.
Ancak imza örneğinin alınmaması için kullanılan doğrulama yönteminin bazı şartları karşılaması gerekiyor. Doğrulama yönteminin işlemin niteliğine ve risk düzeyine uygun olması, işlemi gerçekleştiren kişinin daha önce kimliği tespit edilmiş müşteri olduğuna yeterli güvence sağlaması ve yetkisiz kişilerin müşteri adına işlem yapması riskine karşı gerekli güvenlik tedbirlerini içermesi gerekiyor.
Sayılan şartlarda özellikle “kayıtlı ve daha önce doğrulanmış cep telefonu numarası” şartı önem taşıyor. Böylelikle müşterinin sisteme herhangi bir şekilde kaydedilmiş telefon numarasında doğrulama kodu gönderilmesi tek başına yeterli olmayacak; numaranın müşteriye ait olduğunun daha önceden doğrulanmış olması gerekecek. Bu kapsamda finansal kuruluşların müşteriye ait telefon numarası bilgilerinin ilk kaydı, değiştirilmesi ve güncellenmesi süreçlerinde uyguladıkları doğrulama ve güvenlik mekanizmaları da önem kazanıyor.
Dolayısıyla düzenleme, dijital kanallarda gerçekleştirilen işlemler bakımından operasyonel bir kolaylık sağlarken, doğrulama yöntemlerinin güvenilirliğini ve güvenlik kontrollerinin yeterliliğini daha önemli hâle getiriyor. Finansal kuruluşların mevcut internet ve mobil işlem süreçlerini, doğrulama mekanizmalarını ve yetkisiz işlem risklerine karşı uyguladıkları kontrolleri bu çerçevede değerlendirmesi önem taşıyor.
Yükümlülük Denetimi Raporlarına İlişkin Düzenleme Yapıldı
Tedbirler Yönetmeliği’nin 38. maddesinde de denetim raporlamasına ilişkin değişiklik yapıldı.
Yeni düzenleme uyarınca, Tedbirler Yönetmeliği’nin 3. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi dışında kalan yükümlüler bakımından yalnızca “yükümlülük uyum denetimi raporu” düzenlenecek.
Yükümlülük uyum denetimi sırasında herhangi bir yükümlülük ihlalinin tespit edilmesi hâlinde, tespit edilen ihlal aynı raporda gösterilecek ve söz konusu rapor ayrıca “yükümlülük ihlali inceleme raporu” yerine geçecek.
Bu değişiklik, ilgili yükümlüler bakımından denetim sonucunda hazırlanan raporların tek bir rapor altında toplanmasına imkân sağlayarak denetim ve raporlama sürecinin daha bütüncül şekilde yürütülmesini amaçlıyor.
Değişikliklerden Kimler Etkileniyor?
Tedbirler Yönetmeliği geniş bir yükümlü grubunu kapsıyor. Bankalar başta olmak üzere finansman, faktoring ve finansal kiralama şirketleri, ödeme ve elektronik para kuruluşları, sermaye piyasası alanında faaliyet gösteren belirli kuruluşlar, sigorta ve emeklilik şirketleri, yetkili müesseseler, kıymetli madenler alanında faaliyet gösteren belirli kuruluşlar ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları başlıca yükümlüler arasında bulunuyor.
Bununla birlikte, Değişiklik Yönetmeliği ile getirilen her hüküm bütün yükümlülere aynı şekilde uygulanmıyor. Örneğin dijital doğrulama ve imza örneğine ilişkin yeni düzenleme özellikle finansal kuruluşları ilgilendirirken, elektronik ve kripto varlık transferlerine ilişkin değişiklikler ise ilgili transferleri gerçekleştiren yükümlüler bakımından önem taşıyor.
Bu nedenle her yükümlünün değişiklikleri kendi faaliyet alanı, sunduğu hizmetler ve tabi olduğu özel düzenlemeler çerçevesinde değerlendirmesi gerekiyor.
Yükümlüler Açısından Öne Çıkan Uyum Adımları
Değişiklikler sonrasında yükümlülerin öncelikle mevcut politika, prosedür ve sistemlerini hangi hükümlerin kendilerine uygulanacağı bakımından gözden geçirmesi önem taşıyor.
Bu kapsamda özellikle;
- kimlik tespitine ilişkin parasal eşiklerin güncellenmesi,
- elektronik ve kripto varlık transferlerine ilişkin sistem ve kontrol mekanizmalarının yeni tutarlara göre değerlendirilmesi,
- müşteri kabul ve işlem izleme prosedürlerinin gözden geçirilmesi,
- internet ve mobil kanallarda kullanılan müşteri doğrulama yöntemlerinin işlemin niteliği ve risk düzeyiyle uyumlu olup olmadığının değerlendirilmesi,
- yetkisiz kişilerin müşteri adına işlem yapması riskine karşı uygulanan güvenlik kontrollerinin yeterliliğinin incelenmesi ve
- denetim ve raporlama süreçlerinin yeni düzenlemeye uygun şekilde güncellenmesi
önem taşıyor.
Özellikle imza örneği alınmaksızın işlem yapılabilecek süreçlerde, kullanılan doğrulama yönteminin yalnızca teknik olarak uygulanabilir olması yeterli olmayacak; yöntemin işlemin risk düzeyiyle uyumlu olması ve müşterinin kimliğine ilişkin yeterli güvence sağlaması gerekecek.
Bu yönüyle değişiklikler yalnızca parasal eşiklerin güncellenmesiyle sınırlı olmayıp, dijital müşteri doğrulaması, işlem güvenliği ve suç gelirlerinin aklanmasıyla (AML) ve terörizmin finansmanıyla mücadele (CFT) kontrol ortamının yeniden değerlendirilmesini gerektiren önemli bir uyum başlığı oluşturuyor.
Sonuç
Değişiklik Yönetmeliği, kimlik tespitine ilişkin parasal eşikleri yükseltirken elektronik ve kripto varlık transferlerindeki eşikleri de güncelliyor; ayrıca finansal kuruluşların dijital kanallardaki müşteri doğrulama süreçlerinde belirli şartlarla imza örneği alınmamasına imkân tanıyor ve yükümlülük denetimi raporlamasına ilişkin yeni bir yapı getiriyor. Bu kapsamda yükümlülerin yalnızca parasal limitleri güncellemekle yetinmemesi; müşteri kabulü, kimlik tespiti, işlem izleme, dijital doğrulama, işlem güvenliği ve denetim süreçlerini bütüncül olarak değerlendirmesi önem taşıyor. Özellikle finansal kuruluşların kullandıkları doğrulama yöntemlerinin risk bazlı yaklaşımla uyumlu ve yetkisiz işlemleri önlemeye yeterli olup olmadığını değerlendirmeleri ve gerekli sistemsel ve prosedürel güncellemeleri gerçekleştirmeleri gerekiyor.
Değişiklik Yönetmeliği metninin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
-
Kemal Altuğ Özgün
Managing Partner
-
Emire Özeyranlı
Associate
-
İrem Alp
Associate