Ticari Sırların Korunması Hakkında Kanun Taslağı’nın Değerlendirilmesi
Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı tarafından görüşe açılan Ticari Sırların Korunması Hakkında Kanun Taslağı, ticari sırların tanımı, korunması, hukuka aykırı elde edilmesi, kullanılması ve ifşasına ilişkin kapsamlı düzenlemeler öngörmektedir. Avrupa Birliği standartlarıyla uyum hedefleyen Taslak; istisnalar, ihtiyati tedbirler, yargılama sürecinde gizlilik, yaptırımlar, görev-yetki ve zamanaşımı konularında açık ve bütüncül bir çerçeve sunmaktadır. Taslak hakkındaki görüş ve önerilerin 15 Mayıs 2026’ya kadar Bakanlığa iletilmesi gerekmektedir.
29.04.2026

Giriş
Beklenen Ticari Sırların Korunması Hakkında Kanun Taslağı (“Taslak”), görüş ve önerilerin sunulması amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından kamuoyunun görüşüne açılmıştır. Taslak’a ilişkin görüş ve önerilerin 15 Mayıs 2026 tarihine kadar Bakanlığın İç Ticaret Genel Müdürlüğüne iletilmesi gerekmektedir.
Avrupa Birliği’nin (“AB”) 2016/943 sayılı Ticari Sırlar Yönergesi ve Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Anlaşması (TRIPS Anlaşması) ile uyumlu olarak hazırlanan Taslak’ın amacı; ticari sırrın tanımını ve kapsamını belirlemek, ticari sırları hukuka aykırı elde etme, kullanma ve ifşa fiillerine karşı korumak, ticari sırrın kullanımının veya ifşasının ihlal teşkil etmeyeceği istisnaları düzenlemek ve ihlal halinde uygulanacak yaptırımları belirlemektir.
Taslak’ta ticari sır, ticari sır sahibi, ihlal eden kişi ve ihlal eden ürün gibi temel kavramlar ayrıntılı şekilde tanımlanmakta; böylece uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır.
AB Uyum Süreci ve Kanunun Önemi
Mevcut Türk hukukunda ticari sırların korunmasına ilişkin hükümler; Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, İş Kanunu ve Türk Ceza Kanunu (“TCK”) başta olmak üzere çeşitli kanunlara ve ikincil mevzuata dağılmış durumdadır. Bu parçalı yapı, ticari sırların korunması bakımından yeknesak ve bütüncül bir hukuki çerçeveye duyulan ihtiyacı ortaya koymaktadır. Taslak ile dağınık halde bulunan bu düzenlemelerin müstakil bir kanun altında toplanması ve ticari sırların korunmasının AB standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi hedeflenmektedir.
Taslak’ın hazırlanmasındaki temel itici güçlerden biri de Türkiye’nin en büyük ticaret ve yatırım ortağı olan AB ile dijital entegrasyonunu güçlendirme ve Gümrük Birliği kazanımlarını ileri taşıma hedefidir. Özellikle AB’nin Dijital Ürün Pasaportu (DPP) ve Enerji Etiketlemesi Avrupa Ürün Veri Tabanı (EPREL) gibi yeni dijital kayıt sistemlerine entegrasyon süreci ilerledikçe, Türk ihracatçılarının ticari sırlarını AB ile karşılaştırılabilir düzeyde koruyan bir hukuki altyapıya duyulan ihtiyaç daha da önem kazanmıştır. Böyle bir hukuki çerçeve, Türk ihracatçılarının ticari sırlarını başka şirketlerle paylaşmak zorunda kalmaksızın Avrupa pazarına doğrudan erişebilmelerine katkı sağlayacaktır.
Taslak yalnızca tanımlamalarla ve genel çerçeveyle yetinmemekte; ticari sırrın bağımsız keşif veya tersine mühendislik gibi hukuka uygun elde edilme halleri ile yetkisiz erişim veya dürüstlük kuralına aykırılık gibi hukuka aykırı yollarla ele geçirilme hallerini net olarak birbirinden ayırmaktadır. Ayrıca Taslak; ticari sır sahibinin haklarının etkin şekilde korunmasını sağlamak amacıyla kapsamlı ihtiyati tedbir mekanizmaları, yargılama esnasında bilgi ve belgelerin gizliliğinin korunmasına yönelik özel usul kuralları ile tazminat ve cezai yaptırımlara ilişkin ayrıntılı düzenlemeler öngörmektedir.
Dikkat Çeken Düzenlemeler
- Madde 5 – İstisnalar
Madde 5, ticari sır korumasının istisnalarını düzenlemektedir. Bu istisnalar arasında kamu yararı, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, çalışan hakları ve meşru menfaatler yer almaktadır. İlgili şartların sağlanması halinde, ticari sırların bu gerekçelerle kullanılması veya ifşa edilmesi yaptırıma tabi olmayacaktır.
- Madde 7 ve 8 – İhtiyati Tedbirler
Madde 7 ve 8, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (“HMK”) halihazırda öngörülen ihtiyati tedbirlere ek olarak, ticari sırların niteliğine uygun özel ve hızlı tedbirler getirmektedir. Bu tedbirler arasında ticari sırrın kullanımının ve ifşasının geçici olarak yasaklanması; ihlal eden ürünlerin üretiminin, piyasaya sürülmesinin, ithalatının ve ihracatının durdurulması; bu ürünlere el konulması; ticari sır içeren belge, materyal veya dijital verilere el konulması; ilgili verilere erişimin engellenmesi veya verilerin şifrelenmesi yer almaktadır.
Bu tedbirlerin uygulanabilmesi için talepte bulunan tarafın, ihlali yaklaşık ispat ölçüsünde ortaya koyması gerekmektedir. Hakkında tedbir talep edilen taraf, muhtemel zararları karşılayacak yeterli teminat göstermesi halinde ilgili bilgiyi kullanmaya devam edebilecek olsa da teminat gösterilmiş olması mahkemenin ticari sırrın ifşasına izin verebileceği anlamına gelmemektedir.
- Madde 9 – Dava Konusu Edilebilecek Hususlar
Madde 9, ticari sır sahibine yalnızca ihlalin tespiti ve durdurulmasını talep etme hakkı tanımakla kalmamakta; aynı zamanda mahkemeden ilave tedbirler talep etme imkânı da sağlamaktadır. Bu kapsamda ihlal eden ürünlerin üretiminin, satışının, ithalatının ve ihracatının yasaklanması; piyasadaki ürünlerin toplatılması; ticari sır içeren belge, materyal veya dijital verilerin imha edilmesi talep edilebilecektir.
Bununla birlikte, davalının ihlali bilmemesi, bilebilecek durumda olmaması veya ürünlerin imhası ya da piyasadan toplatılmasının davalı bakımından orantısız bir zarara yol açacak olması halinde, ticari sır sahibinin menfaatlerini korumak şartıyla mahkeme yalnızca tazminat ödenmesine hükmedilebilecektir.
- Madde 11 – Yargılama Sürecinde Ticari Sırların Korunması
Madde 11, yargılama sürecinde hak sahiplerinin menfaatlerinin korunması adına benzer bir yol izlenmiştir. HMK’de de öngörüldüğü gibi burada da hiçbir hususun ticari sır bahanesiyle mahkemeden gizlenemeyeceğine değinilmiştir. Ancak bu durum; hakime, ticari sırrın gizliliğini koruma yükümlülüğünü de getirmektedir.
- Madde 13 ve 14 – Ticari Sırların Talep Edilebileceği Haller ve Bilgi Verme Yükümlülüğü
Madde 13 ve 14, ticari sır niteliğindeki bilgilerin hangi hallerde talep edilebileceğini düzenlemektedir. Buna göre, savcılıklar tarafından yürütülen soruşturmalarda, mahkemeler tarafından yürütülen tahkikat ve kovuşturmalarda, devlet adına gerçekleştirilen mali veya idari denetimlerde ve kanunlarda öngörülen diğer hallerde ticari sır niteliğindeki bilgiler talep edilebilecektir.
Ancak Taslak, mali ve idari denetimler ile kanunlarda öngörülen diğer haller kapsamında yapılan taleplerin keyfi olmaması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Böylelikle devletin denetim ve inceleme yetkileri ile ticari sır sahiplerinin menfaatleri arasında denge kurulması amaçlanmaktadır. Bu taleplere uyulmasının bir yükümlülük haline getirilmesiyle de devlet ve organlarının etkinlikleri artırılmış olacaktır.
- Madde 15 ve 16 – Sır Saklama Yükümlülüğü ve Öngörülen Cezalar
Madde 15 ve 16, yargılama, denetim veya inceleme süreçlerinde ticari sırlara vakıf olan kamu görevlileri ve diğer kişiler bakımından sıkı bir sır saklama yükümlülüğü öngörmektedir. Bu kişiler, görevlerinden ayrılmış olsalar dahi söz konusu bilgileri ifşa edemeyecek veya kendi menfaatleri için kullanamayacaktır.
Taslak, ticari sırların hukuka aykırı şekilde elde edilmesi, kullanılması veya ifşa edilmesi ile hukuka aykırı şekilde elde edilen ticari sırlar kullanılarak üretilen ürünlerin bilerek piyasaya sürülmesi hallerinde ağır ve caydırıcı yaptırımlar öngörmektedir. Fiilin niteliğine göre bir yıldan beş yıla kadar hapis ve yüksek tutarlı adli para cezaları gündeme gelebilecektir. Ayrıca, kanuni bilgi verme yükümlülüğüne uymayanlar veya mesleği gereği öğrendikleri ticari sırları kötüye kullananlar hakkında da hapis cezası uygulanabilecek ve ilgili TCK hükümleri uyarınca yargılanabilecektir
- Madde 17 – Görev ve Yetki
Madde 17, HMK’deki davalının yerleşim yeri esasına dayanan genel yetki kuralından ayrılan özel bir yetki kuralı getirmektedir. Ticari sır sahibinin korunması ve dava açmasının kolaylaştırılması amacıyla, ticari sır sahibinin yerleşim yeri mahkemeleri yetkili kılınmaktadır.
Ayrıca, ticari sır uyuşmazlıklarının ticari davalara özgü uzmanlık gerektirmesi nedeniyle bu davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olarak belirlenmektedir.
- Madde 18 – Zamanaşımı
Madde 18 uyarınca, ticari sır sahibinin hakları; ihlali ve ihlal edenin kimliğini öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halükârda ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren üzerinden 5 yıl içinde zamanaşımına uğrayacaktır. Bu durum, sır sahiplerinin haklarını aramak için hızlı hareket etmelerini zorunlu kılmaktadır.
Sonuç
Taslak, Türkiye’de gizli ticari bilgilerin korunmasına yönelik tutarlı, kapsamlı ve AB standartlarıyla uyumlu bir hukuki çerçevenin oluşturulması bakımından önemli bir adım niteliğindedir. Mevcut durumda farklı mevzuat hükümlerine dağılmış olan düzenlemelerin müstakil bir kanun altında toplanmasıyla Taslak’ın hukuki öngörülebilirliği artırması, ticari sır sahiplerine sağlanan korumayı güçlendirmesi ve hukuka uygun kullanım, ifşa istisnaları, ihtiyati tedbirler, yargılama sürecinde gizlilik, yaptırımlar, görev-yetki ve zamanaşımı konularında daha açık kurallar getirmesi beklenmektedir.
Taslak hâlihazırda görüş ve önerilere açık olduğundan, Taslak’a ilişkin tüm görüş ve önerilerin 15 Mayıs 2026 tarihine kadar Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğüne iletilmesi gerekmektedir.
Taslak’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
-
Lale Defne Mete
Managing Partner
-
Enes Polat
Mid-Level Associate
-
Abdullah Rauf İçer
Legal Trainee