Belirsiz Alacak Davası Tarihe mi Karışıyor? 12. Yargı Paketi TBMM’de
12. Yargı Paketi, alacak davaları bakımından önemli değişiklikler öngören bir kanun teklifi olarak TBMM gündemindedir. Kanun teklifi ile belirsiz alacak davasının kaldırılması, bunun yerine kısmi davanın daha işlevsel hâle getirilmesi amaçlanmaktadır. Buna göre davacılar, dava sırasında taleplerini tahkikat bitene kadar yalnızca bir kez artırabilecektir. Artırılan tutar için zamanaşımı, dava açıldığı tarihten itibaren kesilmiş sayılacaktır. Teklif duruşma süreleri, uzaktan duruşma, icra, miras, faiz, tazminat ve bilirkişilik konularında da önemli değişiklikler öngörmektedir. Bu nedenle şirketlerin dava stratejilerini ve delil hazırlıklarını, teklifin kanunlaşması ihtimalini dikkate alarak gözden geçirmesi önem taşımaktadır.
24.06.2026

Giriş
Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (“Teklif”), Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunulmuştur.
Teklif ile yargılamaların daha hızlı yürütülmesi, mahkemelerin iş yükünün azaltılması ve uygulamada yaşanan bazı tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır. Teklif’in kanunlaşması halinde, özellikle alacak davaları bakımından önemli değişiklikler gündeme gelecektir.
Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması Öngörülüyor
Mevcut sistemde belirsiz alacak davası, alacağın miktarının dava açıldığı anda tam ve kesin olarak belirlenemediği durumlarda kullanılabilmektedir. Bu dava türü, özellikle tazminat ve işçilik alacakları gibi hesaplamaya ihtiyaç duyulan uyuşmazlıklarda önemli bir işlev görmektedir. Belirsiz alacak davasının en önemli sonucu, alacağın tamamı bakımından zamanaşımını kesmesidir. Başka bir ifadeyle, davacı dava açtığında yalnızca başlangıçta talep ettiği tutar değil, sonradan artırılabilecek kısım da zamanaşımı bakımından korunmaktadır.
Teklif ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 107. maddesinin yürürlükten kaldırılması öngörülmektedir. Bu değişikliğin kabul edilmesi halinde, yeni açılacak davalarda artık belirsiz alacak davası yoluna başvurulamayacaktır.
Kısmi Dava Güçlendiriliyor
Teklif ile belirsiz alacak davasının kaldırılmasına paralel olarak, kısmi dava sistemi yeniden düzenlenecektir. Teklif’e göre, alacağın yalnızca bir kısmının dava edilmesi halinde davacı, aynı dava içinde bir defaya mahsus olmak üzere talebini artırabilecektir. Bu artırım, davada ileri sürülen bütün iddia ve savunmaların birlikte incelendiği yargılama aşaması olan tahkikat sona erene kadar yapılabilecektir. Bu talep artırımı için ayrıca ıslah yoluna başvurulması gerekmeyecektir. Artırım, iddianın genişletilmesi yasağına da tabi olmayacaktır.
Bu değişikliğin en önemli sonucu zamanaşımı bakımından ortaya çıkacaktır. Davacının sonradan artırdığı kısım için de zamanaşımı, dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacaktır. Böylece, belirsiz alacak davasının sağladığı temel korumanın kısmi dava içinde devam ettirilmesi amaçlanmaktadır.
Bu Değişiklik Ne Anlama Geliyor?
Teklif’in kanunlaşması halinde, alacak davalarında dava stratejileri değişecektir. Davacılar, dava açarken “belirsiz alacak davası” yerine kısmi dava yolunu değerlendirmek durumunda kalabilecektir. Bu nedenle, başlangıçta talep edilecek tutarın daha dikkatli belirlenmesi gerekecektir. Bilirkişi raporu, hesap raporu veya dosyadaki deliller netleştikçe, talep yalnızca bir kez artırılabilecektir.
Davalılar açısından ise dava başında görünen tutarın yargılama sırasında artabileceği dikkate alınmalıdır. Artırılan kısım bakımından zamanaşımının dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılması, zamanaşımı savunmalarının değerlendirilmesini de etkileyebilecektir.
Mevcut Belirsiz Alacak Davaları Etkilenmeyecek
Teklif’te geçiş hükmüne de yer verilmektedir. Buna göre, HMK madde 107’nin yürürlükten kaldırılmasından önce açılmış olan belirsiz alacak davalarında eski hükümlerin uygulanmasına devam edilecektir. Bu nedenle değişiklik, kural olarak yürürlük tarihinden sonra açılacak davalar bakımından önem taşıyacaktır.
Teklif’te Öne Çıkan Diğer Düzenlemeler
Teklif yalnızca belirsiz alacak davası ile sınırlı değildir. Hukuk, icra, idari yargı ve ceza yargılamasına ilişkin birçok değişiklik de gündeme gelecektir.
- Hukuk yargılamalarında duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı geçmemesi öngörülmektedir. Zorunlu hâllerde hâkim daha uzun bir süre belirleyebilecek, ancak bunun gerekçesini göstermek zorunda olacaktır.
- Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşmaya katılım bakımından da kolaylaştırıcı bir düzenleme getirilecektir. İkrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh olma hâlleri hariç olmak üzere, uzaktan duruşmaya katılanlar hakkında elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacaktır.
- İstinaf incelemesi sonucunda bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak esas hakkında yeniden karar verdiği bazı hallerde, kararın miktar veya değeri belirli parasal sınırın üzerindeyse temyiz yoluna başvurulabilecektir.
- İcra ve iflas hukuku bakımından, idare aleyhine verilen para, vekâlet ücreti ve yargılama gideri ilamlarında doğrudan icraya başvurmadan önce idareye yazılı başvuru yapılması ve banka hesap numarasının bildirilmesi zorunlu hâle getirilecektir. İdareye ödeme için bir aylık süre tanınacaktır.
- Miras yoluyla intikal eden ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda ortaklığın satış yoluyla giderilmesi bakımından yeni bir sistem öngörülmektedir. İlk açık artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacak ve bu artırmada teklif, taşınmazın satışa esas alınan tahmini değerinin tamamı üzerinden başlayacaktır.
- Kanuni faiz bakımından da önemli bir değişiklik mevcuttur. Sözleşmede faiz oranı belirlenmemişse, yıllık kanuni faizin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının %80’i üzerinden belirlenmesi öngörülmektedir.
- Destekten yoksun kalma ve çalışma gücü kaybı tazminatlarında faiz başlangıcı bakımından ayrım yapılacaktır. Bilinen döneme ilişkin tazminat bakımından olay tarihinden, geleceğe yönelik ve kazancı bilinemeyen dönem bakımından ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecektir.
- Hâkimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulması halinde disiplin yaptırımı uygulanması öngörülmektedir. Bu düzenleme, bilirkişilik kurumuna yalnızca teknik veya özel bilgi gerektiren hallerde başvurulmasını sağlamayı amaçlamaktadır.
Şirketler ve Uyuşmazlık Tarafları Ne Yapmalı?
Alacak ve tazminat davaları bakımından dava stratejileri yeniden gözden geçirilmelidir. Özellikle ticari alacak, işçilik alacağı, haksız fiil tazminatı ve hesaplamaya bağlı taleplerde, davanın nasıl açılacağına ilişkin değerlendirme daha önemli hale gelecektir. Yeni sistemde talep artırımının yalnızca bir kez yapılabilecek olması, dava yönetimi bakımından dikkatle ele alınmalıdır. Bu nedenle bilirkişi raporları, hesaplama verileri ve delil durumu yakından takip edilmelidir. Devam eden belirsiz alacak davaları bakımından ise geçiş hükmü dikkate alınmalıdır. Bu davalarda mevcut kuralların uygulanmasına devam edileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Sonuç
Teklif, özellikle alacak davaları bakımından önemli bir usul değişikliği getirecektir. Belirsiz alacak davasının kaldırılması, ilk bakışta dava açma imkânını daraltan bir değişiklik gibi görünse de kısmi dava içinde getirilecek talep artırımı ve zamanaşımı koruması bu boşluğu gidermeyi amaçlamaktadır. Teklif’in kanunlaşması hâlinde, alacak davalarında daha dikkatli dava planlaması yapılması gerekecektir. Başlangıç talebi, zamanaşımı riski, delil durumu ve talep artırım zamanı yeni dönemde daha kritik hâle gelecektir.
Teklif metninin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
-
Törehan Büyüksoy
Managing Partner
-
Emire Özeyranlı
Associate