Back to Insights

Yabancı Dilde Sözleşme Hazırlarken Dikkat: 805 Sayılı Kanun Ne Diyor?

805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun, iktisadi müesseselerde Türkçe kullanımını zorunlu kılarak özellikle sözleşme, yazışma ve ticari belgelerde önemini korur. Türk şirketleri için kapsam genişken, yabancı şirketler bakımından sınırlıdır. Yabancı dil ihlalleri genellikle geçersizlikten çok delil yasağı sonucu doğurur. Yargıtay, tahkim şartlarında Türkçe kullanımını vurgulamakta; yabancılık unsuru varsa Milletlerarası Tahkim Kanunu kapsamında esneklik tanımaktadır.

19.06.2026

Yabancı Dilde Sözleşme Hazırlarken Dikkat: 805 Sayılı Kanun Ne Diyor?

Giriş                                      

Nisan 1926’da yürürlüğe giren 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun (“Kanun”), Cumhuriyetin ilk yıllarındaki ekonomiyi millileştirme politikalarının bir sonucudur. Yüz yaşını deviren bu Kanun'un temel amacı; o dönemde şirketlerin yabancı dil kullanma alışkanlığını kırmak, Türkçeyi ticari hayatta egemen kılmak ve yabancı dil bilmeyen vatandaşların ekonomiden dışlanmasını engellemekti.[1] Kanun, eski tarihli olmasına rağmen, ticari hayatta ve uyuşmazlık çözümlerinde bugün bile kritik bir rol oynamaya devam etmektedir.

Özellikle alternatif uyuşmazlık çözümlerine olan yönelimdeki artış sebebiyle Yargıtay’ın bu Kanun’la ilgili kararları da genellikle tahkime ilişkindir. Aşağıda Kanun’un kapsamı, getirdiği temel yükümlülükler ve Kanun’a ilişkin Yargıtay kararları incelenecektir.

Genel Kural

  • Türk Şirketleri İçin Öngörülen Yükümlülük: Türk tabiiyetindeki şirketlerin tüm muamele, mukavele (sözleşme), muhabere (yazışma), hesap ve defterlerini Türkçe tutma mecburiyetinin düzenlendiği maddede Kanun metnindeki tabiiyet kavramı; günümüzde, tüzel kişilerin hukuki olarak bağlı bulundukları devlet olarak uygulamada karşılık bulmaktadır.
  • Yabancı Şirketler İçin Öngörülen Yükümlülük: Yabancı şirketler için durumun farklılığına değinilen Kanun’da, yabancı şirketlerin Türkçe kullanım zorunluluğu sadece şu alanlarla sınırlandırılmıştır: Türk müesseseleri veya Türk vatandaşlarıyla olan ilişkiler, muamele ve yazışmaları, devlet kurumlarına sunmak zorunda oldukları evrak ve defterler.
  • İktisadi Müessese Kavramı: Kanun’da geçen “iktisadi müessese” kavramı uygulamada geniş yorumlanmaktadır. Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen ticari işletme türlerinin yanı sıra esnaf işletmeleri ve kamu iktisadi kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülleri de bu kapsama dahildir.[2] 

Çift Dilli Sözleşmeler

  • Esas Olanın Türkçe Kullanımı Olması: Kanun’un ikinci maddesinde bahsedilen şirketler (yabancı şirketler), işlemlerinde Türkçe dışında bir dil kullanabilecektir ancak asıl olan Türkçenin kullanımıdır.
  • İmza ve Yorum Kuralları: Sorumluların imzaları mutlaka Türkçe metnin altına atılması gerekmektedir. İmza diğer dilde yazılmış kısma atılsa bile (örneğin çift sütunlu sözleşmelerde), hukuken Türkçe metnin geçerli kabul edileceği hükmü Kanun’da yer almaktadır.

    İhlalin Sonuçları ve Yaptırımlar

  • Delil Niteliğinin Kaybı: Bu Kanun’a aykırı olarak düzenlenen evrak ve vesikalarının, bu şirketlerin lehine dikkate alınmayacağı hükmü Kanun’da düzenlenmiştir. Ancak bu hususta “dikkate alınmamanın” niteliğine dair doktrinsel tartışmalar süregelmektedir. Bu konuda doktrinde farklı görüşler vardır:

o   Butlan (Geçersizlik) Görüşü: İlgili maddeye aykırı olarak yabancı dilde hazırlanan sözleşme ve evrakların geçersiz olduğunu savunan görüştür. Ancak tarafların metin içeriğini bilerek imzaladığı durumlarda, sonradan bu geçersizlik iddiasının arkasına sığınmanın dürüstlük kuralına aykırı olacağı vurgulanır.

o   Yabancı Dil Kullanan Taraf Aleyhine Yorum Görüşü: Yabancı dil kullanımının sözleşmeyi geçersiz kılmayacağını, bunun yalnızca bir yorum ve ispat kuralı teşkil ettiğini belirten görüştür. Buna göre, yabancı dildeki tartışmalı bir madde metni hazırlayanın aleyhine yorumlanır ve ispat külfeti de yine yabancı dili tercih eden tarafa yüklenir.

  İspat Hükmü Olduğu Görüşü: Düzenlemenin bir geçerlilik veya yorum kuralından ziyade doğrudan bir ispat hukuku kuralı olduğunu öne süren görüştür. Kanuna aykırı şekilde yabancı dilde düzenlenen belgeler metni hazırlayan şirket lehine delil olarak kabul edilmezken, karşı taraf bu belgeleri kendi haklılığını kanıtlamak için şirketin aleyhine kullanabilir.[3]

  • Cezai Yaptırım: 2008 yılında yapılan değişiklikle bahsedilen hükümlere aykırılık halinde yüz günden az olmamak üzere adli para cezası öngörülmüştür.

 Uygulama

Yargıtay’ın uygulaması incelendiğinde genellikle “kesin hükümsüzlük” yerine yabancı dildeki metni kullanan taraf aleyhine bir “ispat/delil yasağı” yaklaşımının benimsendiği görülmektedir.

  • Yargıtay'ın günümüzdeki kararlarda da esas alınan 1979/3309 E., 1979/5469 K. sayılı kararında benimsediği önemli bir istisna dilin sektörel kullanımlardır. Özellikle bankacılık ve deniz ticareti gibi alanlarda, işin niteliği gereği uluslararası yabancı terim ve klozların Türkçe sözleşmelerde aynen kullanılmasının Kanun'a aykırılık teşkil etmeyeceği kabul edilmektedir.[4]
  • Yargıtay, asıl sözleşme ile bu sözleşmede yer alan tahkim şartını birbirinden bağımsız iki ayrı sözleşme olarak değerlendirmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre iki Türk şirketi arasında imzalanan sözleşmelerin veya sözleşme ekindeki tahkim şartının yabancı dilde düzenlenmesi 805 sayılı Kanun'a açıkça aykırıdır. Mahkeme, uyuşmazlık anında İngilizce kaleme alınmış tahkim ilk itirazını geçersiz sayarak reddetmektedir.[5]
  • Bir diğer önemli istisna Milletlerarası Tahkim Kanunu’yla (“MTK”) ilişkilidir. MTK, yabancılık unsuru içeren ve özel hukuktan kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümü için yürütülecek tahkim sürecinin usul ve esaslarını düzenleyen kanundur. Kanun’un uygulanması için asıl olan, taraflardan birinin Türk tabiiyetinde olmasıyken MTK’nin sözleşme yapımında düzenlediği “özgürlük” bu durumu değiştirmektedir. Sözleşmede "yabancılık unsuru" bulunması durumu değiştirmektedir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2020/1714 E., 2020/2652 K. sayılı kararına göre uyuşmazlıkta 4686 sayılı MTK kapsamında bir yabancılık unsuru varsa Kanun'un katı Türkçe zorunluluğu uygulanmamakta ve yabancı dildeki tahkim şartı geçerli kabul edilmektedir.[6]
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 05.11.2020 tarihli ve 2019/3156 E., 2020/2913 K. sayılı bir başka kararında iki Türk şirketi arasındaki sözleşme eksiksiz ifa edilmiş olsa bile sözleşmenin içinde yer alan İngilizce tahkim şartı 805 sayılı Kanun uyarınca geçersizdir. Yargıtay, İngilizce kaleme alınan tahkim şartını ileri süren tarafın lehine dikkate alınamayacak bir delil olarak görmüş ve yetki itirazını reddetmiştir.[7]

Sonuç

Kanun, öğretideki pek çok görüşe göre yenilenmesi ve günümüz koşullarına göre yeniden değerlendirilmesi gereken hatta kimi görüşlere göre mahkemelerin kararlarına dayanak olarak göstermemesi dahi gereken bir kanunken[8], çoğu durumda mahkemelerin olaylardaki bakış açısı bu görüşlerle bağdaşmamaktadır. Yargı kararları incelendiğinde görülecek bir diğer husus ise mahkemelerin Kanun’a aykırılık iddiasını re’sen değerlendirmemesidir. Taraflarca bu aykırılık iddiası öne sürülmedikçe bu Kanun’a aykırılık incelemesi yapılmamaktadır.[9] Uyuşmazlık süreçlerinde hak kaybı yaşamamak adına alınabilecek en temel önlem, Kanun'un emredici hükümlerini göz ardı etmemek ve sözleşme süreçlerini bu doğrultuda inşa etmektir.

Yabancı dil içeren bir sözleşme hazırlanacaksa mutlaka çift sütunlu hazırlanmalı; altında yer alacak imza her iki sütunu da kapsayacak şekilde atılmalı, sözleşmeye “İhtilaf halinde İngilizce metin geçerlidir” ibaresi yerine Türkçe metnin geçerli olacağı eklenmeli ve son olarak tahkim şartı içeren bir sözleşme düzenlenecekse ve sözleşmenin her iki tarafı da Türk tabiiyetindeyse bu şartın Türkçe yazılması önem arz etmektedir.

 

Kaynakça

Dinç, İ. (2020, Ekim 15). İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılmasına Dair Kanuna İlişkin Güncel Yargı Kararlarının Değerlendirilmesi. Türkiye Adalet Akademisi Dergisi(40). https://izlik.org/JA94ZS65PZ adresinden alındı

Esen, E. (2020, Haziran 30). İktisadi Müesseselerde Mecburî Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun’un Milletlerarası Tahkim Anlaşmaları Üzerindeki Etkisi. Public and Private International Law Bulletin.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.02.2019 tarihli ve 2017/5003 E., 2019/842 K. sayılı kararı. (2019, Şubat 5). Lex Pera: https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/11-hukuk-dairesi-e-2017-5003-k-2019-842-t-5-2-2019 adresinden alındı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 30.11.1979 tarihli ve 1979/3309 E., 1979/5469 K. sayılı kararı. (1979, Kasım 30). Lex Pera: https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/11-hd-e-1979-3309-k-1979-5469-t-30-11-1979 adresinden alındı

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 02.10.2020 tarihli ve 2020/1714 E., 2020/2652 K. sayılı kararı. (2020, Ekim 2). Lex Pera: https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/e-2020-1714-k-2020-2652-t-2-10-2020 adresinden alındı

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 05.11.2020 tarihli ve 2019/3156 E., 2020/2913 K. sayılı kararı. (2020, Kasım 5). Lex Pera: https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/15-hukuk-dairesi-e-2019-3156-k-2020-2913-t-5-11-2020 adresinden alındı

 


[1] (Dinç, 2020, s. 130)

[2] (Dinç, 2020, s. 132, 133)

[3] (Dinç, 2020, s. 139)

[4] (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 30.11.1979 tarihli ve 1979/3309 E., 1979/5469 K. sayılı kararı, 1979)

[5] (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.02.2019 tarihli ve 2017/5003 E., 2019/842 K. sayılı kararı, 2019)

[6] (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 02.10.2020 tarihli ve 2020/1714 E., 2020/2652 K. sayılı kararı, 2020)

[7] (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 05.11.2020 tarihli ve 2019/3156 E., 2020/2913 K. sayılı kararı, 2020)

[8] (Esen, 2020, s. 227)

[9] (Dinç, 2020, s. 180)