İş Yerinde Giyilebilir Cihaz Teknolojisi: KVKK'nın Çizdiği Sınırlar
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Işığında İşverenin Gözetim Uygulamaları serisinin üçüncü makalesinde, iş yerinde giyilebilir cihaz teknolojisi ele alınmaktadır. Bu teknoloji, işte verimlilik ve iş sağlığı ve güvenliği açısından fırsatlar sunsa da çalışanların anlık ve sürekli izlenmesini gerektirdiğinden özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakkı açısından riskler barındırmaktadır. İşverenler; bu teknolojiyi kullanmadan önce uygulamanın amacını, ölçülülüğünü ve daha az müdahaleci alternatiflerin bulunup bulunmadığını somut olarak değerlendirmelidir. Kişisel Verileri Koruma Kurumunun iş yerinde yaygın gözetim faaliyetleri hakkındaki güncel görüşleri de konuyu aydınlatır niteliktedir.
02.07.2026

Giyilebilir Teknolojik Ürün
Giyilebilir teknolojik ürünler, kıyafetlerin veya aksesuarların içine yerleştirilen ya da doğrudan insan bedenine takılabilen veya yerleştirilebilen elektronik cihazlardır.[1] Bu ürünlerin her biri mini bilgisayar veya “akıllı” cihaz olarak kabul edilebilir. Ürünün içindeki yazılım, bünyesindeki sensörler aracılığıyla topladığı verileri işlemektedir. Veriler; ham veya işlenmiş halde cihazda saklanabilir veya merkezi sisteme aktarılabilir ve bir mobil uygulamada kullanım amacına göre analiz edilebilir. Bazı cihazlar, bulut sistemi ile kullanıcıya canlı/anlık geri bildirimler verebilir ve/veya kullanıcının belirlediği otomasyonu çalıştırabilir. Bu teknoloji, sensörlerine göre kullanıcının adım sayısını, konumunu; kalp atış hızı, vücut sıcaklığı gibi sağlık verilerini işleyebilir.[2]
Giyilebilir teknolojik ürünlerin başında akıllı saatler gelmektedir. En yaygın kullanımı, sağlık alanında, özellikle kronik hastalıklara sahip bireylerin belirli verilerinin (kan basıncı, solunum hızı, oksijen seviyesi, kan şekeri gibi) anlık/canlı takibine ilişkindir. Kimi ürünler; acil durumlarda hastaneye, doktora, kullanıcıya, kullanıcının önceden belirlediği yakınına bildirimde bulunmaktadır.[3]
İş Yerinde Giyilebilir Cihaz Teknolojisi
Giyilebilir teknolojinin iş yerinde kullanımı da gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır. Bu teknoloji; işte verimliliği, iş sağlığını ve güvenliğini sağlamayı amaçlar. Akıllı baretler, eldivenler, yaka kartları, kemer, gözlük ve bileklikler bu cihazlara örnek teşkil eder. Bu cihazlar; işçinin konumunu, yüksekliğini, bedeninin pozisyonunu, çevresel (sıcaklık, basınç, ses ve ışık düzeyi, hava kalitesi vb.) ve sağlık verilerini işleyebilir.[4]
Örnekler
Çevrimiçi perakende şirketi devlerinden Amazon’un depo çalışanları, 2018 yılında, iş verimliliğini artırmak amacıyla akıllı bileklik kullanmaya başlamıştır. Bu akıllı bileklik, ultrason teknolojisi ile kullanıcının el hareketlerini gerçek zamanlı takip etmekte, çalışanı ürünleri doğru yere yerleştirmesi için küçük titreşimler ile yönlendirmektedir.[5]
Çalışanların beden duruşlarını düzelterek iş kazalarını önlemek üzere tasarlanan Kinetic Reflex adlı akıllı kemer de Coca-Cola, PepsiCo gibi büyük şirketler tarafından kullanılmaktadır. Bu kemer, çalışanların postürlerini gerçek zamanlı takip ederek yüksek riskli pozisyonlarda çalışana gönderdiği hafif titreşimlerle çalışanı uyarır. Aktivite kaydı tutan bu cihaz, haftalık raporlar ile iş yerindeki riskleri belirleyerek gelişime açık alanlara da ışık tutar. İş kazalarını %60’a varan oranda azalttığı iddiasıyla bu ürün, iş güvenliğinin iş yerinde kültür haline gelmesine de yardımcı olmaktadır.[6]
Avantaj ve Dezavantajları
Giyilebilir teknolojinin iş yerinde kullanımı ile işte verimlilik artabilir, iş kazaları ve meslek hastalıkları önlenebilir.[7] Örneğin, tehlikeli kimyasallar ile çalışan işçi için kimyasalları ve anlık sıcaklık değişimi gibi çevresel faktörleri algılayarak kullanıcıya uyarı veren bir ürün, hayat kurtarabilir. Bu cihazlar ile iş sağlığı ve güvenliği uzun vadede kurum kültürü haline gelebilir.
Bu ürünler sayesinde işveren, yönetim hakkını da daha etkin kullanabilir. Nitekim işveren, işin nasıl yürüdüğü hakkında daha çok ve daha spesifik veri elde etmektedir. Bu durumda, işletmesel kararların veriye dayalı, dolayısıyla daha etkili olması beklenebilir. Ancak bu cihazlar, işçilerin bedenini “veri deposu” haline getirerek işin nasıl yürüdüğünü işverene resmetmektedir. Dolayısıyla, bu cihazlar birer denetim mekanizmasıdır; işçilerin çalışma hızını, mola sürelerini, iş yerinde nerede ne kadar vakit geçirdiklerini bildirmektedir.[8]
Giyilebilir teknoloji işte verimliliği amaçlarken sürekli izlenme baskısı, çalışanlarda tam ters etki de yaratabilir. Sürekli gözetim altındaki çalışanın psikolojik olarak olumsuz etkilenmesi çok olasıdır. Zira çalışanın konumu, giyilebilir cihazı takıp takmadığı, ne kadar süre mola verdiği bilgisinin işverene gerçek zamanlı olarak aktarımı, çalışanın özel hayatının gizliliğine ciddi müdahale teşkil etmektedir. Bu teknoloji ile işveren, işçiyi performans değerlendirme testleri veya amirlerinin geri bildirimleri gibi klasik yöntemlerle değil, teknolojik cihazlar ile aralıksız izleyebilmekte, işçinin “profilini/skorunu” oluşturabilmektedir. Bu durumda, işçinin iş sözleşmesinin devamına veya feshine algoritmanın karar vermesi olası hale gelir.
Bu cihazlar ile elde edilen özel nitelikli/ hassas veriler ayrımcılığa da neden olabilir. Örneğin, birtakım sağlık verilerini işleyen cihazlar ile işveren, çalışanın gebe kalma olasılığını analiz ederek çalışan daha gebe kalmadan çalışanı işten çıkarabilir.[9] Benzer şekilde, çalışanların anlık izlenen bazı sağlık verilerinden hareketle ruh hallerini analiz eden cihaz, işverene “daha depresif” çalışanı gözden çıkarma imkânı verebilir. “Ruh hali”, “duygu durumu” gibi rasyonel karşılığı olmayan konularda cihazların analizlerinin doğruluğu da teknik bir tartışma konusudur.
Giyilebilir Teknoloji ve Kişisel Verilerin Korunması
Türkiye’de giyilebilir teknoloji özelinde mevzuat yoktur.[10] Giyilebilir teknolojinin endüstride kullanımı, özel hayatın gizliliği hakkı ve kişisel verilerin korunması hukuku ile ilişkilendirilebilir.
Sağlık Verisi
Giyilebilir teknolojik cihazların işlediği veriler, cihaza göre farklılık gösterir. Kimi cihazlar, kullanıcının sağlık verisini doğrudan işlemektedir. Kullanıcının kilo ve boy bilgisi, günlük adım sayısı, beslenme alışkanlıkları ve spor aktiviteleri tek başına sağlık verisi olmasa da sağlık durumu veya bir hastalık riski analizi için işleniyorsa sağlık verisi olarak kabul edilmelidir.[11] Sağlık verisi, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) 6. maddesi uyarınca, özel nitelikli kişisel veridir. Özel nitelikli kişisel veriler, ancak belirli şartlar altında işlenebilir. Giyilebilir teknoloji ile işçinin sağlık verilerinin işlenmesi; kanunlarda açıkça öngörülmemiştir, istihdama, iş sağlığına ve güvenliğine ilişkin hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmesi için zorunlu değildir. Kanun’da belirtilen diğer işleme şartlarına da girmediği durumda, yalnızca kullanıcının açık rızası ile işlenebilir.
Konum Verisi
Giyilebilir teknolojinin iş hayatındaki ürünlerinin çoğunu incelediğimizde, işçinin coğrafi konum bilgisini işlediğini görürüz. Özellikle iş yeri dışında ve uzaktan çalışma usullerinde konum takibi, cazibe faktörü olarak sunulmaktadır. Konum takibi, çok fazla işçinin çalıştığı dolayısıyla işverenin yönetim yetkisini kullanmasının güçleştiği iş yerlerinde de cazip hale gelmektedir.[12] Konum verisi, özel nitelikli kişisel veri olmadığından kural olarak Kanun’un 5. maddesinde sayılan hallerden biri varsa ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenebilir. Ancak işçinin konum verisini gerçek zamanlı ve sürekli olarak işleme faaliyetini, bu şartların hiçbirine dahil etmek mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla, sağlık verisinde olduğu gibi işçinin konum verisini işlemek için de açık rıza gerekecektir.
Açık Rıza Problemi
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) ve yüksek mahkemeler, iş ilişkisinde çalışanın açık rızasına tereddüt ile yaklaşmaktadır. Zira açık rızanın geçerli olması için özgür iradeye dayanması ve geri alınabilir olması gerekir. Bu iki unsur da iş ilişkisinin hiyerarşik yapısı gereği zedelenmektedir. Örneğin, bir iş yerinde akıllı yaka kartı uygulamasına geçildiğinde işçinin hiçbir baskı altında kalmadan cihazı takmayı reddetme hakkı varsa özgür iradeden bahsedilebilecektir. Ayrıca otomatik işleme ve giyilebilir cihaz teknolojisinin “kapalı kutu” niteliğinde olabilmesi, açık rızanın unsurlarından “bilgilendirmeye dayanma”ya da engel teşkil etmektedir. Zira bazı algoritmalar, işlevleri ve tasarımları açısından şeffaf değildir veya şeffaf olsalar dahi işçi tarafından anlaşılmayabilir.[13]
Ölçülülük Problemi
Kişisel veri işleme faaliyetinin her halükârda Kanun’un genel ilkelerine uygun olması şarttır. Bu ilkelerden konumuz ile ilgili olanı; işlemenin amaç ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olmasıdır. Ölçülülük ilkesi, amaç ile araç arasındaki makul dengedir. Ölçülülük ilkesi ışığında veri sorumlusu işveren, işçilerden minimum veri toplamalıdır. Daha az müdahale ile aynı amaca ulaşabiliyorsa, daha çok sınırlayan müdahale ölçüsüz kabul edilmektedir.
Giyilebilir teknoloji ile işverenin amacını tespit ettikten sonra, daha az veri talep eden bir cihaz veya sistem ile aynı amaç gerçekleştirilebilir mi değerlendirmek gerekir. Örneğin, işte verimliliği artırma amacı, işçinin birden çok sağlık verisini sürekli olarak izlemeye alternatif yöntemlerle sağlanabilirken tehlikeli bir inşaat alanında çalışan işçinin yalnızca beden pozisyonu ve yükseklik verisini işlemek, ölçülülük ilkesine uygun kabul edilebilir. Ölçülülük ilkesi, her somut olay özelinde ayrıca değerlendirilir.
İş ilişkilerinde yaygın uygulamaları ele alırken Kurum’un yakın tarihte yayımladığı biyometrik veri ile mesai takibine ilişkin ilke kararını (“Karar”)[14] ve iş yerinde kamera sistemlerini ele aldığı kamuoyu duyurusunu (“Duyuru”)[15], özellikle açık rıza ve ölçülülük ilkesi kapsamında incelemekte fayda vardır. Karar’da iş ilişkisindeki güç dengesizliği nedeniyle açık rızanın yeterli hukuki zemin oluşturmadığı, biyometrik veri işlemeye alternatif daha az müdahaleci yöntemlerin bulunduğu vurgulanmıştır. Duyuru’da ise devam durumu, disiplin veya performans takibi gibi çalışanların denetlenmesine ilişkin amaçların kamera ile gözetim faaliyeti için “meşru” olmadığı değerlendirilmiştir. Kameraların sürekli kayıt yapmasına ve izlenme sıklığına dikkat çekilerek iş yerinde dahi olsa çalışanların makul mahremiyet beklentisinin ihlal edilmemesi ve kamera sisteminin iş yerindeki tüm alanları kapsayacak şekilde takılmaması gerektiği net bir şekilde ortaya konmuştur.
Sonuç
Kurum’un güncel yaklaşımı ışığında; performans ve devam takibi, disiplin sağlanması gibi işçinin gözetim ve denetimine ilişkin amaçlarla iş yerinde giyilebilir cihaz teknolojisinin kullanımı, kural olarak hukuki görünmemektedir. Zira bu amaçlarda işverenin meşru menfaati olsa da işçinin hak ve özgürlükleri galip gelmektedir.[16]
Giyilebilir cihaz teknolojisi; işlediği verilerin nitelik ve nicelik açısından büyük veri oluşturabilmesi, veri sahibi aleyhinde profilleme ve ayrımcılık riski, cihazın ve verilerin korunmasının güçlüğü, verilere yetkisiz kişilerin erişmesi halinde ortaya çıkabilecek sorunların büyüklüğü açısından da soru işaretleri barındırmaktadır. Ancak bu teknoloji, avantajları sayesinde gelişmeye devam edecektir; dolayısıyla güncel gelişmeler dikkatle takip edilmelidir.
Kaynakça
Alp , M., & Doğan, S. (2021). Giyilebilir Teknolojiler ve İş İlişkisine Etkileri. Çalışma ve Toplum Dergisi, 4(71). https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2576378 adresinden alındı
Badur, E. (2025). Giyilebilir Teknolojik Ürünler Aracılığıyla İşlenen Kişisel Sağlık Verilerinin Korunması. TBB Dergisi(179), s. 309-344. https://medya.barobirlik.org.tr/tbbdergisi/App_Themes/Dergi/2025-179-2271.pdf adresinden alındı
BTK, Giyilebilir Teknolojiler. (2020, 11 25). Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu: https://www.btk.gov.tr/uploads/pages/arastirma-raporlari/giyilebilir-teknolojiler-arastirma-raporu.pdf adresinden alındı
Dülger, M. V. (2019). Kişisel Verilerin Korunması Hukuku (2 b.). İstanbul.
İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemi Kullanımında Dikkat Edilecek Hususlara Dair Kamuoyu Duyurusu. (2026, 06 08). Kişisel Verileri Koruma Kurumu: https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/8770/is-yerlerinde-guvenlik-kamerasi-sistemi-kullaniminda-dikkat-edilecek-hususlara-dair-kamuoyu-duyurusu adresinden alındı
Mesai Takibi Amacıyla Biyometrik Veri İşlenmesi Hakkında İlke Kararı. (2026, 06 02). Resmi Gazete: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/06/20260602-3.pdf adresinden alındı
Oğuz, Ö., & Tüzemen, C. M. Yapay Zekanın İş Hukukuna Etkisi. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi(2025/1). https://dosya2.gsu.edu.tr/page/2025/7/25/gsuhfd_c-24_s-1_haziran2025_dergi-son-457.pdf adresinden alındı
Şirin, T. A. (2023). İş Yönetimi ve Planlaması Çerçevesinde Kişisel Verilerin İşlenmesi. Kişisel Verilerin Korunmasına Uzman Bakış. https://www.kvkk.gov.tr/SharedFolderServer/CMSFiles/e21df2bb-b3e3 adresinden alındı
Wearables in the Workplace: Using Wearable Technologies Under Federal Employment Discrimination Laws . U.S. Equal Employment Opportunity Commission: https://data.aclum.org/storage/2025/01/EOCC_www_eeoc_gov_wearables-workplace-using-wearable-technolog adresinden alındı
Yılmaz, B. (2023). Nesnelerin İnterneti Uygulamalarında Kişisel Veri Güvenliği ve Mahremiyet, Uzmanlık Tezleri Derleme Çalışması. Kişisel Verilerin Korunmasına Uzman Bakış. Kişisel Verilerin Korunmasına Uzman Bakış: https://www.kvkk.gov.tr/SharedFolderServer/ adresinden alındı
-
Tutku Şen Demirel
Mid-Level Associate