Back to Insights

İş Yerinde Giyilebilir Cihaz Teknolojisine İlişkin Yargıtay'dan İlk Karar

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Işığında İşverenin Gözetim Uygulamaları başlıklı serinin dördüncü makalesinde, iş yerinde giyilebilir takip cihazlarına ilişkin takip edilebildiği kadarıyla ilk Yargıtay kararı ele alınmaktadır. Kararda; cihazın çalışma yöntemi, işlediği veriler, aktif olduğu alanlar, çalışan sağlığına etkileri ve rıza koşullarının bilirkişilerce araştırılması gerektiği vurgulanmıştır. Karşı oy yazısında ise uygulamanın insan haklarına ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda sayılan orantılılık ilkesine aykırılığının tanık ifadeleri ile kanıtlandığı savunulmuştur.

06.07.2026

İş Yerinde Giyilebilir Cihaz Teknolojisine İlişkin Yargıtay'dan İlk Karar

Giyilebilir Cihaz Nedir?

Giyilebilir teknolojik ürünler, kıyafetlerin veya aksesuarların içine yerleştirilen ya da doğrudan insan bedenine takılabilen veya yerleştirilebilen elektronik cihazlardır.[1] Bu ürünlerin her biri mini bilgisayar veya “akıllı” cihaz olarak kabul edilebilir. Ürünün içindeki yazılım, bünyesindeki sensörler aracılığıyla topladığı verileri işlemektedir. Veriler; ham veya işlenmiş halde cihazda saklanabilir veya merkezi sisteme aktarılabilir ve bir mobil uygulamada kullanım amacına göre analiz edilebilir. Bu teknoloji, sensörlerine göre kullanıcının adım sayısını, konumunu; kalp atış hızı, vücut sıcaklığı gibi sağlık verilerini işleyebilir.[2]

Giyilebilir teknolojinin iş yerinde kullanımı da gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır. Bu teknoloji; işte verimliliği, iş sağlığını ve güvenliğini sağlamayı amaçlar. Akıllı baretler, eldivenler, yaka kartları, kemer, gözlük ve bileklikler bu cihazlara örnek teşkil eder. Bu cihazlar; işçinin konumunu, yüksekliğini, bedeninin pozisyonunu, çevresel (sıcaklık, basınç, ses ve ışık düzeyi, hava kalitesi vb.) ve sağlık verilerini işleyebilir.[3] İş yerinde giyilebilir teknoloji kullanımının hukukiliğini değerlendirdiğimiz yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Yargıtay Kararına Konu İş Yeri Uygulaması

Bu yazımızda, iş yerinde giyilebilir cihaz kullanımı hakkında takip edebildiğimiz ilk Yargıtay kararını ele alacağız. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2024/1311 E. 2024/3381 K. sayılı kararında,[4] 1000’in üzerinde işçi istihdam eden sanayi şirketi işveren, işçilerin güvenliği ve iş yönetimi için iş yerinde RFID teknolojisi ile işçilerin konumunu işleyen bir cihaz kullanmaya karar verir. Bunun üzerine, işçi sendikası bu uygulamanın mevzuata ve toplu iş sözleşmesine aykırı olduğu iddiasıyla tespit davası açar.

Dava dilekçesinde sendika vekili, giyilebilir cihazın, cihazı takan kullanıcının konumunu, spesifik olarak tüm kaldırma- indirme- döndürme hareketlerini raporlayan bir takip sistemi olduğunu, ürün tanıtımında ani düşme ve uzun süre hareketsiz kalma hâllerini algıladığı yazsa da işverenin işçinin performansını takip için kullandığını iddia etmektedir. Cihaz, işçiler kısa bir süre hareketsiz kaldığında titremektedir. Cihazın sürekli titreyeceğini düşünen işçiler, hissiyat kontrolsüzlüğü ve sinirsel sağlık sorunları yaşamaktadır.

İşçiler, giyilebilir cihazın kendilerine takılmasının, eşya gibi takip edilmelerinin, tuvalette geçirdikleri sürenin dahi izlenmesinin çalışma motivasyonlarını yok ettiğini söylemektedir. Ayrıca işçiler, cihazları iş yerinde bırakabilecekleri güvenli bir emanet yeri bulunmadığından mesai bittikten sonra da sürekli olarak yanlarında taşımaktadır. Bu durum da özel hayatın gizliliğine ağır müdahale teşkil etmektedir.

İşveren, sistemi yönetim hakkı kapsamında ve yalnızca iş güvenliği amacıyla kurduğunu, sistemin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (“Kanun”) aykırılık teşkil etmediğini, cihazın özel hayatın gizliliği hakkını ihlal etmesinin teknik olarak mümkün olmadığını savunmaktadır. Ayrıca, cihaz sayesinde işçinin yüksek riskli ve özel izin gerektiren alanlara izinsiz girişlerinin kontrol altına alındığını iddia etmektedir.

İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi Kararı

İlk derece mahkemesi, işçinin gün içinde tüm çalışma süresi boyunca devamlı takibinin ve kontrolünün çalışma barışına aykırı olduğu, cihazın fiziksel ve ruhsal sağlık sorunlarına neden olduğunun tanık beyanları ile kanıtlandığı, iş yerinde takım lideri, posta başı ve kameralar ile bahsedilen önlemler alınabiliyorken takip cihazı uygulamasının mevzuata ve toplu iş sözleşmesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. İstinaf mahkemesi de gerekçesinde insan hakları vurgusuyla ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.

Yargıtay Kararı

Yargıtay ise cihazın ve işlediği kişisel verilerin detaylarına ilişkin dosyada bilirkişi görüşü yer almadığından eksik inceleme nedeniyle kararı bozmuştur. Karara göre, RFID takip cihazı bakımından uzman mühendis, iş sağlığı ve güvenliği uzmanı, iş yerindeki faaliyet konusunda uzman bir bilirkişi ile ruhsal ve fiziksel sağlığa zarar tespiti bakımından tıp bilirkişisinden oluşan kurul teşkil edilmeli; takip cihazının çalışma yöntemi, hangi verilerin kaydedildiği, cihazın titreme sıklığı, hangi durumlarda cihazın devreye girdiği, çalışma saatleri dışında aktif olup olmadığı ve cihazı taşıma zorunluluğu bulunup bulunmadığı, cihazın aktif olduğu alanlar, uygulamanın işçinin sağlığı üzerinde olumsuz bir etkiye sebebiyet verip vermediği gibi hususlar duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli; kişisel verilerin işlenmesi bakımından ilgilinin açık rızasının gerekip gerekmediği değerlendirilmeli ve bundan sonra işçilerin rızasının bulunup bulunmadığı araştırılarak işçilerin rızası alınmış ise buna dair imzalanmış onay metinleri dosya kapsamına dâhil edilmelidir.

Karşı Oy Görüşü

Kararın karşı oy görüşünde ise iş yeri uygulaması Kanun’un genel ilkelerine aykırı şekilde orantısız bulunmuştur. Davalı ve davacı tanık anlatımları ile 10 dakika hareketsizlik halinde sisteme uyarı gittiği, uyarı giden işçiler hakkında hiç işlem yapılmasa bile tutanaklar tutulduğu ya da ustabaşları tarafından uyarıldıkları, işçilerin bu uyarının gitmemesi için 10 dakikada bir harekete geçtikleri kanıtlanmıştır. Bu durum, insan haklarına ve Kanun’daki orantılılık ilkesine aykırı kabul edilmiştir.

Kişisel Verileri Koruma Kurumunun Güncel Görüşleri

Giyilebilir cihaz teknolojisini iş ilişkisi bağlamında ele alırken Kişisel Verileri Koruma Kurumunun (“Kurum”) yakın tarihte yayımladığı biyometrik veri ile mesai takibine ilişkin ilke kararını (“Karar”)[5] ve iş yerinde kamera sistemlerini ele aldığı kamuoyu duyurusunu (“Duyuru”)[6] incelemekte fayda vardır. Karar’da iş ilişkisindeki güç dengesizliği nedeniyle açık rızanın yeterli hukuki zemin oluşturmadığı, biyometrik veri işlemeye alternatif daha az müdahaleci yöntemlerin bulunduğu vurgulanmıştır. Duyuru’da ise devam durumu, disiplin veya performans takibi gibi çalışanların denetlenmesine ilişkin amaçların kamera ile gözetim faaliyeti için “meşru” olmadığı değerlendirilmiştir. Kameraların sürekli kayıt yapmasına ve izlenme sıklığına dikkat çekilerek iş yerinde dahi olsa çalışanların makul mahremiyet beklentisinin ihlal edilmemesi ve kamera sisteminin iş yerindeki tüm alanları kapsayacak şekilde takılmaması gerektiği net bir şekilde ortaya konmuştur.

Sonuç

Kurum’un güncel yaklaşımı ışığında; performans ve devam takibi, disiplin sağlanması gibi işçinin gözetim ve denetimine ilişkin amaçlarla iş yerinde giyilebilir cihaz teknolojisinin kullanımı, kural olarak hukuki görünmemektedir. Zira bu amaçlarda işverenin meşru menfaati olsa da işçinin hak ve özgürlükleri galip gelmektedir.[7] Bu teknolojinin somut uygulaması Yargıtay kararına da konu olmuştur. İddiaya göre, işçilerin onurunu zedelenmiş, performansları amaçlananın aksine olumsuz yönde etkilenmiş, özel hayatın gizliliği hakları ihlal edilmiştir. 

Giyilebilir cihaz teknolojisi; işlediği verilerin nitelik ve nicelik açısından büyük veri oluşturabilmesi, veri sahibi aleyhinde profilleme ve ayrımcılık riski, cihazın ve verilerin korunmasının güçlüğü, verilere yetkisiz kişilerin erişmesi halinde ortaya çıkabilecek sorunların büyüklüğü açısından da soru işaretleri barındırmaktadır. Ancak bu teknoloji, avantajları sayesinde gelişmeye devam edecektir; dolayısıyla güncel gelişmeler dikkatle takip edilmelidir.

 

Kaynakça

Alp, M., & Doğan, S. (2021). Giyilebilir Teknolojiler ve İş İlişkisine Etkileri. Çalışma ve Toplum Dergisi, 4(71). https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2576378 adresinden alındı

Badur, E. (2025). Giyilebilir Teknolojik Ürünler Aracılığıyla İşlenen Kişisel Sağlık Verilerinin Korunması. TBB Dergisi(179), s. 309-344. https://medya.barobirlik.org.tr/tbbdergisi/App_Themes/Dergi/2025-179-2271.pdf adresinden alındı

İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemi Kullanımında Dikkat Edilecek Hususlara Dair Kamuoyu Duyurusu. (2026, 06 08). Kişisel Verileri Koruma Kurumu: https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/8770/is-yerlerinde-guvenlik-kamerasi-sistemi-kullaniminda-dikkat-edilecek-hususlara-dair-kamuoyu-duyurusu adresinden alındı

Mesai Takibi Amacıyla Biyometrik Veri İşlenmesi Hakkında İlke Kararı. (2026, 06 02). Resmi Gazete: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/06/20260602-3.pdf adresinden alındı

Şirin, T. A. (2023). İş Yönetimi ve Planlaması Çerçevesinde Kişisel Verilerin İşlenmesi. Kişisel Verilerin Korunmasına Uzman Bakış. https://www.kvkk.gov.tr/SharedFolderServer/CMSFiles/e21df2bb-b3e3 adresinden alındı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 22.02.2024 Tarihli 2024/1311 E. 2024/3381 K. Sayılı Kararı . (2024, 02 22). Lexpera: https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/e-2024-1311-k-2024-3381-t-22-02-2024 adresinden alındı

 

 



[1] (Badur, 2025, s. 313)

[2] (Alp & Doğan, 2021, s. 2602)

[3] (Alp & Doğan, 2021, s. 2601)

[4] (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 22.02.2024 Tarihli 2024/1311 E. 2024/3381 K. Sayılı Kararı , 2024)

[5] (Mesai Takibi Amacıyla Biyometrik Veri İşlenmesi Hakkında İlke Kararı, 2026)

[6] (İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemi Kullanımında Dikkat Edilecek Hususlara Dair Kamuoyu Duyurusu, 2026)

[7] (Şirin, 2023, s. 700)