Takviye Edici Gıda Sektörü: İmalatçı Sorumlulukları
7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu ile ikincil mevzuat çerçevesinde şekillenen takviye edici gıdalara ilişkin hukuki rejim, kamu sağlığının korunması amacıyla imalatçılara ciddi uyum yükümlülükleri yüklemektedir. Bu kapsamda imalatçının sorumluluğu; piyasaya arz öncesi teknik dosya tanzimi ve uygunluk beyanından başlayarak, ürünün piyasadaki izlenebilirliği ve düzeltici önlemlerin alınmasına kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsar. Güncel düzenlemeler, proaktif denetim mekanizmalarının ve sistematik uyum politikalarının işletilmesini günümüz gıda sektöründe sürdürülebilir ticaretin zorunlu bir parçası kılmaktadır.
06.05.2026

Giriş
Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği açıklamalarına göre, 2025 yılı itibarıyla Türkiye’de takviye edici gıda pazarı büyüklüğünün 750 milyon dolar seviyesine ulaştığı belirtilmektedir. [1]Normal beslenmeyi takviye etmek amacıyla birtakım besin öğelerinin veya besleyici/fizyolojik etkileri bulunan diğer maddelerin (biyoaktif bileşenler vb.) konsantre veya ekstrakt formlarında hazırlanarak, günlük alım dozu belirlenmiş şekilde sunulan ürünler (“Takviye Edici Gıda”, “Ürün”), kamu sağlığı için önemli bir yere sahiptir. Tam olarak bu sebeple Avrupa Birliği üyesi ülkelere ihraç edilen veya ihraç edilmesi hedeflenen ürünler dahil olmak üzere piyasaya arz edilmesi hedeflenen, arz edilen, piyasada bulundurulan veya hizmete sunulan tüm Takviye Edici Gıdalar için 7223 Sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu (“Kanun”), Takviye Edici Gıdaların İthalatı, Üretimi, İşlenmesi ve Piyasaya Arzına İlişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”), Türk Gıda Kodeksi Takviye Edici Gıdalar Tebliği (“Tebliğ”), ve ikincil mevzuatları, Takviye Edici Gıda imalatçılarının ve diğer aktörlerin yükümlülüklerini net bir şekilde belirlemektedir. Bu makalemizde temel mevzuat olan Kanun baz alınarak, Takviye Edici Gıda imalatçılarının yükümlülükleri ele alınacaktır.
Takviye Edici Gıda Hakkında Genel Yükümlülükler
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Takviye Edici Gıda’nın özellikle ürün güvenliği açısından Kanun’daki, takviye edici gıda kriterleri açısından ise Yönetmelik ve Tebliğ’deki teknik tüm düzenlemelerine uyumlu olması zorunludur. İmalatçıların Tebliğ’de Takviye Edici Gıda bakımından belirtilen içerikleri ve Tarım ve Orman Bakanlığına ("Bakanlık") bunlarla ilgili sunulacak formlar ve bildirimleri, üretim aşamasından denetleme ve dağıtım aşamasına kadar baştan sona bilinçli bir şekilde takip etmesi ve bunlara tam uyumlu ürünleri üretmesi önemlidir.
Buna göre, Takviye Edici Gıda düzenlemelerini ve denetlemesini yapan yetkili kuruluş olan Bakanlık'ın, Yönetmelik başta olmak üzere, tüm Takviye Edici Gıda düzenlemelerini takip etmek ve uyum sağlamak hem satıcıların hem de imalatçıların asli sorumluluğudur.
Takviye Edici Gıda İmalatçılarının Yükümlülükleri
Kanun kapsamında imalatçılar, Takviye Edici Gıda imal ederek veya ürünün tasarımını veya imalatını yaptırarak kendi isim veya ticari markası ile piyasaya arz eden gerçek veya tüzel kişilerdir. Takviye Edici Gıda imalatçılarının temel yükümlülükleri Kanun’un 7. maddesinde açıkça belirlenmiştir. Buna göre imalatçıların aşağıdaki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi kamu sağlığının korunması ve mevzuata tam uyumun sağlanması açısından önemlidir:
- Piyasaya Arz Uygunluğu: Ürünlerin piyasaya arzında, Bakanlık’ın teknik düzenlemelerine ve genel ürün güvenliği mevzuatına tam uyumun sağlanması gereklidir. Takviye Edici Gıda’nın imalatı sırasında da Tebliğ’de belirtilen Gıda Hijyeni Yönetmeliği ve Türk Gıda Kodeksi Gıda ile Temas Eden Madde ve Malzemelere Dair Yönetmelik başta olmak üzere ikincil mevzuata tam uyum sağlar şekilde üretilmesi zorunludur.
Tebliğ’de belirtildiği üzere, Bakanlık'ça maksimum limiti belirlenen bileşenlerin maksimum limit değerlendirmesi etiket beyanı üzerinden yapılır. Ayrıca dikkat edilmelidir ki piyasaya arz edilen ürünlerin etiketi, tanıtımı ve reklâmında kullanılan sağlık beyanları; belirsiz, yanlış, yanıltıcı, şüphe ve endişeye neden olmaksızın ortalama tüketicinin anlayacağı biçimde olmalıdır. Bu nedenle İmalatçıların Takviye Edici Gıda’yı piyasaya arz ederken Gıda ve Takviye Edici Gıdalarda Sağlık Beyanı Kullanımı Hakkında Yönetmelik ve kılavuzuna uygun kriteri sağlayan ürünleri ve beyanları kullandığından emin olması gereklidir.
- Belgelendirme ve Uygunluk Süreçleri: Ürünü piyasaya arz etmeden önce ve gereken hallerde Bakanlık’a teknik dosyayı sunmak üzere tanzim etmek gereklidir. Unutulmamalıdır ki, Bakanlık’ın süre belirtmediği hallerde teknik dosya ve uygunluk belgelerinin 10 yıl muhafaza etmek gerekir.
- Süreklilik ve Güncellik: Seri üretimde ürün uygunluğunun korunması için gerekli önlemlerin alınması; ürün tasarımındaki veya ilgili mevzuat kurallarındaki değişikliklerin takip edilerek uygulanması zorunludur.
- Numune Testi ve Kayıt Tutma: Ürünün taşıdığı risklerle orantılı olarak numune testlerinin yapılması; şikâyetlerin, uygun olmayan veya geri çağrılan ürünlerin kaydının tutulması ve dağıtıcıların bu süreçler hakkında bilgilendirilmesi gereklidir.
- İzlenebilirlik: Ürün üzerinde model, parti veya seri numarası gibi ayırt edici bilgilerin bulunmasının sağlanması; ürünün yapısı buna müsait değilse bu bilgilerin ambalajda veya eşlik eden belgelerde belirtilmesi zorunludur.
- Tanıtıcı Bilgiler ve Bilgilendirme: İmalatçının isminin, ticari unvanının ve iletişim adresinin ürün üzerinde; mümkün değilse ambalajda veya refakatçi belgelerde açıkça belirtilmesi gerekliliği Kanun’da açıkça belirtilmiştir. Aynı zamanda ürünün barındırabileceği risklere karşı gerekli tedbirlerin alınması ve nihai kullanıcıların bu risklerden sakınabilmesi için bilgilendirilmesi zorunludur. Risk taşıyan ürünlerle ilgili olarak kendiliğinden veya Bakanlık talebi üzerine Kanun’un gerektirdiği önlemleri alan imalatçı, aldığı önlemleri ve ürünün risklerini etkili olacak bir yöntem ile duyurur. Belirtmek gerekir ki, bu duyurunun kapsamında engellilerin erişebilirliği dikkate alınmalıdır.
- Düzeltici Önlemler, Bildirim ve Geri Çağırma: Ürünün uygunsuz olduğunun tespiti halinde; ürünün uygun hale getirilmesi, piyasadan çekilmesi veya geri çağrılması için ivedilikle gerekli işlemlerin yapılması, bununla birlikte riskli durumlarda Bakanlık’ın derhal bilgilendirilmesi bir yükümlülüktür. Aynı zamanda risklerin giderilmesi için her adımda Bakanlık ile iş birliği yapılması gerekmektedir. Alınan önlemlerin riskin ortadan kaldırılmasında yetersiz kalması durumunda imalatçı, kendiliğinden veya Bakanlık talebi üzerine ürünü geri çağırmak zorundadır.
Belirtmek gerekir ki, piyasadan çekilen ürünü teslim eden dağıtıcı, ürünün piyasadan çekilmesine yol açan sorunun giderilmesini imalatçı veya ithalatçıdan isteyebilir. Bu durumda imalatçıya başvurulursa, imalatçı mümkün olması halinde ürünü uygun duruma getirir ve dağıtıcıya teslim eder. Ürünün işlevsiz hale getirilmesi veya imha edilmesinin gerektiği hallerde ise piyasaya arz ettiği satış değerinin ödenmesi veya ürünün teknik düzenlemesine uygun, güvenli ve eş değer bir ürünle değiştirilmesi seçeneklerinden birini sunmak zorundadır.
- Resmi Kayıt İşlemleri Yapmak: Bakanlık’ın teknik düzenlemelerinin gerektirdiği durumlarda resmi kayıt prosedürlerinin tamamlanması imalatçının sorumluluğudur.
- Numune Bedeli: Denetim amacıyla numunenin imalatçı dışındaki bir kişiden (dağıtıcı, yetkili temsilci vb.) alınması halinde, numune bedelinin imalatçı tarafından o kişiye ödenmesi gereklidir.
- Bilgi Saklama Yükümlülüğü: Kanun uyarınca imalatçılar, tedarik zincirindeki bir sonraki halkaya dair iletişim ve ürün takip bilgilerini kayıt altına alıp on yıl boyunca muhafaza etmek ve talep halinde yetkili kuruluşa sunmakla yükümlüdür.
Yükümlülüklere Aykırılıkta Karşılaşılabilecek Yasal Sonuçlar
Öncelikle belirtmek gerekir ki Takviye Edici Gıda, bir kişiye veya bir mala zarar vermesi ve zarar gören tarafın uğradığı zararı ve uygunsuzluk ile zarar arasındaki nedensellik bağını ispat etmesi halinde, bu ürünün imalatçısı veya ithalatçısı zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Bu zarardan birden fazla aktör sorumlu ise müteselsil sorumluluk söz konusu olacaktır.
Bu durumda, imalatçı veya ithalatçıyı, tazminat sorumluluğundan kurtaran ya da bu sorumluluğu azaltan sözleşmelerin ilgili maddeleri doğrudan hükümsüz olacaktır. Bu tazminat için zamanaşımı süresinin, öğrendiği tarihten itibaren üç yıl ve her halde zararın doğduğu tarihten itibaren on yıl olması nedeniyle her bir ürün için geniş bir süredeki sorumluluk yüklenildiği unutulmamalıdır.
Aynı zamanda Kanun’da imalatçının yukarıda belirtilen yükümlülüklerine aykırı davranması halinde açıkça maruz kalacağı idari para cezaları 2026 yılı için aşağıdaki gibi belirtilmiştir:
|
Mevzuat |
Yükümlülük |
İdari Para Cezası |
Özel Durumlar |
|
Kanun 20/1- (a) maddesi |
Teknik düzenlemelerin veya genel ürün güvenliği mevzuatının ürün güvenliğine ilişkin hükümlerine aykırı hareket etmek |
434.505 TL’den - 4.345.058 TL’ye kadar |
Aynı ihlalin iki yıl içinde tekrarı halinde, her tekrar için bir önceki idari para cezasının iki katı uygulanır. |
|
Kanun 20/1- (b) maddesi |
Teknik düzenlemelerin veya genel ürün güvenliği mevzuatının ürün güvenliği dışındaki hükümlerine aykırı hareket etmek |
173.801TL’den – 1.738.022 TL’ye kadar |
Aynı ihlalin iki yıl içinde tekrarı halinde, her tekrar için bir önceki idari para cezasının iki katı uygulanır. |
|
Kanun 20/1- (c) maddesi |
Mevzuatın gerektirdiği hallerde teknik dosyayı tanzim etmemek, uygunluk değerlendirme işlemini yapmamak, uygunluk beyanını veya uygunluğu gösteren diğer belgeleri düzenlememek veya uygunluk işaretini ürüne koymamak |
173.801 TL’den – 1.738.022 TL’ye kadar |
Bu nedenle ceza alındığında aynı fiil nedeniyle; teknik düzenlemelerin veya genel ürün güvenliği mevzuatının hükümlerine aykırılıktan ceza uygulanmaz.
Aynı ihlalin iki yıl içinde tekrarı halinde, her tekrar için bir önceki idari para cezasının iki katı uygulanır. |
|
Kanun 20/1- (ç) maddesi |
Ürün Sürekliliği Sağlamak ve Takip Etmek, Risklere göre numune alıp test/inceleme yapmak; şikayet, uygunsuzluk ve geri çağırmaların kaydını tutmak yükümlülüklerinde uyumsuzluk |
86.900 TL’den -869.010 TL’ye kadar |
Aynı ihlalin iki yıl içinde tekrarı halinde, her tekrar için bir önceki idari para cezasının iki katı uygulanır. |
|
Kanun 20/1- (e) maddesi |
Teknik dosya ve uygunluk belgelerini muhafaza etmek, ürünün ayırt edici bilgilerini, iletişim bilgilerini ambalajına veya beraberindeki belgeye işlemek, Türkçe dilinde bilgilere yer vermek, resmî kayıt işlemlerini yürütmek yükümlülüklerine uyumsuzluk |
60.830 TL’den – 608.307 TL’ye kadar
|
Bu nedenle ceza alındığında aynı fiil nedeniyle; teknik düzenlemelerin veya genel ürün güvenliği mevzuatının hükümlerine aykırılıktan ceza uygulanmaz.
Aynı ihlalin iki yıl içinde tekrarı halinde, her tekrar için bir önceki idari para cezasının iki katı uygulanır. |
|
Kanun 20/2 maddesi |
Yetkili kuruluşun denetimle görevli çalışanlarının görevlerini yapmalarına engel olmak |
60.830 TL’den – 608.307 TL’ye kadar |
Aynı ihlalin iki yıl içinde tekrarı halinde, her tekrar için bir önceki idari para cezasının iki katı uygulanır. |
|
Kanun 20/6 maddesi |
Numunenin imalatçı dışındaki gerçek veya tüzel kişiden alınması durumunda imalatçı tarafından numunenin alındığı gerçek veya tüzel kişiye numune bedelini ödememesi |
Toplam numune bedelinin beş katına kadar idari para cezası |
|
Bu idari para cezalarının uygulanmasında cezaya konu aykırılığın büyüklüğü ve yaptırım uygulanacak imalatçının ekonomik durumu dikkate alınır. Ancak belirtmek gerekir ki, Kanun’a göre verilen idari para cezaları, imalatçıya aynı zamanda idari önlemlerin uygulanmasına engel teşkil etmez. Ayrıca idari para cezaları, her yıl yeniden değerleme oranında arttırılmaktadır.
İmalatçılar piyasaya arz ettikleri, piyasada bulundurdukları veya hizmete sundukları ürünün uygun olmadığını tespit edip Bakanlık veya yetkili kuruluşların herhangi bir talebi ve uyarısı olmadan gerekli tedbirleri kendiliğinden alıp uygunsuzluğu tamamen giderirse herhangi bir idari yaptırıma maruz kalmayacaktır. Ancak ürünün geri çağrılması da dahil olmak üzere uygunsuzluğun giderilmesi ve riskin ortadan kaldırılması için gerekli tüm tedbirlerin alındığından emin olunması gereklidir.
Benzer şekilde, imalatçı, (i) ürünü piyasaya kendisi arz etmediyse, (ii) ürünün uygunsuzluğu, tamamen dağıtıcının veya üçüncü bir tarafın ürüne müdahalesinden veya kullanıcıdan kaynaklandıysa veya (iii) üründeki uygunsuzluk, teknik düzenlemelere veya diğer zorunlu teknik kurallara uygun olarak üretilmesinden kaynaklandıysa bunu ispatladığı takdirde herhangi bir yaptırıma maruz kalmayacaktır. Aynı zamanda tazminat sorumluluğu da kalacaktır.
Sonuç
Takviye edici gıdalar, doğrudan kamu sağlığını ilgilendiren doğaları gereği, hukuk düzeni tarafından sıkı bir denetim ve ağır yükümlülük rejimiyle çevrelenmiştir. Bu çalışma kapsamında ele alındığı üzere; imalatçılar için mevzuata uyum, yalnızca ürünün piyasaya arzı ile sınırlı kalmayan, üretimden son tüketiciye kadar uzanan dinamik bir süreci ifade etmektedir. Kanun ve ilgili ikincil mevzuatın çizdiği çerçevede; teknik dosya tanziminden izlenebilirliğe, doğru sağlık beyanlarından numune testlerine kadar her bir yükümlülük, hem tüketicinin korunması hem de işletmenin hukuki güvenliği için hayati önem taşımaktadır.
Yüksek idari para cezaları ve tazminat sorumlulukları göz önüne alındığında, imalatçıların cezai ve hukuki yaptırımlardan kaçınabilmesi; ancak şirket bünyesinde kurumsallaşmış, düzenli ve sistematik bir uyum politikası ile mümkündür. Dinamik mevzuatı anlık takip eden, proaktif denetim mekanizmalarını işleten ve olası uygunsuzluklarda Bakanlık ile şeffaf bir iş birliği yürüten bir yaklaşım, günümüzün rekabetçi piyasa koşullarında bir tercih değil, sürdürülebilir kamu sağlığı ve ticaretin temel taşıdır.
Kaynakça
Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği Basın Toplantısı İstanbul’da Gerçekleştirildi . (2025). Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği, : https://gtbd.org.tr/gida-takviyesi-ve-beslenme-dernegi-basin-toplantisi-istanbulda-gerceklestirildi/#:~:text=G%C4%B1da%20Takviyesi%20ve%20Beslenme%20Derne%C4%9Fi%20(GTBD)%2C%20d%C3%BCzenlendi%C4%9Fi%20bas%C4%B1n%20toplant%C4%B1s%C4%B1nda,hala%20d%C3%BC%C5 adresinden alındı
-
Kemal Altuğ Özgün
Managing Partner
-
Şevval Lafçı
Mid-Level Associate
-
Buket Özkan
Associate